IMG_3688 IMG_3777 IMG_3583IMG_3619

Nehircik 2. yaşına girdi. Akşehir’de baba topraklarında eğlendik hep beraber. Halasının süslemeleri, dedesinin babaannesinin arkadaşları ile birlikte 2 güzel yılımızı kutlamış olduk. Artık konuşan, koşan, giyeceklerini kendisi seçen bizim seçtiklerimizi beğenmeyen bir kızımız var. 2 yaş sendromu denen şeyden çok korkmuştuk ama Nehirim her konuda olduğu gibi bu konuda da bize yardım etti, kolayca geçiverdik 2 yaşımıza. En zor olacağını düşündüğüm emzirmeyi bırakma sürecinde bile çok anlayışlı oldu Nehircim. “Sen artık abla oldun, ablalarla oynamak istiyorsan artık emmemen gerekiyor” dediğim gün onun için her şey değişti. Önce sabahki seansları biberona çevirdik ve sonra gece yatarken seansımız biberondan süte döndü. 2 yaş hedefimizi tutturmuş olduk, zamanında bıraktığımız için mutlu olsam da o ne kadar özlüyorsa emmeyi ben de onun kadar özlüyorum emzirmeyi. 4 ay oldu ve hala aklına geliyor ve sonra vazgeçiyor. Kendinden büyük yaştaki arkadaşları sayesinde pek çok konuyu daha hızlı kabulleniyor. Onunla artık sohbet ediyoruz, yanımızda arkadaşımız var gibi hissediyoruz. Bu kadar hızlı kavrayabilmesi, bizi hiç beklemediğimiz bir yerden yakalaması, hatırlatmaları, ritüelleri hepsi çok eğlenceli.  Sadece geceleri altını bağlıyoruz, yine çok çekindiğimiz tuvalet eğitimi konusunda da bize zorluk çıkarmadı Nehircim. Şimdi sıra geldi yatağını ayırmaya ama bu konuda ben kendimi hazır hissetmiyorum daha ve belki de bencillik yapıyorum ama ondan ayrı uyumayı istemiyorum işte. Gözümü açıp onu görmek gibisi yok şu hayatta ama sanıyorum onun iyiliği için yakın bir zamanda bu değişikliği de yapabileceğiz.

Başka nelerimiz var. Sürpriz yumurta videoları. Çocuk şarkılarımızın yerini şimdi sürpriz yumurta videoaları aldı. Sabahları babasının telefonundan bunu izlemek de bir ritüel.

Reklamlar

IMG_77754IMG_7793

Nehircik bugün HP’nin de sponsorları arasında olduğu bir Pozitif Düşünceler Oyun Atölyesi’nde kendisi gibi bıcırıklarla oyun oynamanın tadına vardı. Bir sürü fotoğraf çektirdik hepsini HP InkAdvantage yazıcılarla bastık. O bir aslan ben zürafa poz verdik. Çocuğun girdiği her yer renkleniyor ama bugün daha da bir renkliydi.

IMG_5012 IMG_5009 IMG_5002 IMG_5020

Nehircim sana ismini koyarken de senin için en doğalından bir tane seçmiştik.

Doğa, duru derken bir de baktık Nehir çıkıverdi. Hiç düşünmedik babanla, aynı anda “tamam, nehir” dedik. Söylerken gülümseten bir kelimeydi.

2 kez Karadeniz turuna gitmiş, yaylada 1 haftalık üçüncü bir Karadeniz tatili için biraz büyümeni bekleyen iki insanın yavrusunun ismi de ancak Nehir olabilirdi herhalde.

Oradaki doğanın, güzelim derelerin, nehirlerin, kimi kendini insan zannedenlerle mücadelesini ve yine bir grup insan gibi insan ile dayanışmasını hayretle izlemiştik evet canım Hidroelektrik Santrallerden bahsediyorum. Elektrik üreteceğiz diye debisi ancak kendisine yeten o güzelim nehirlerin başına gelenleri gördükçe mücadele veren yörenin insanlarına sevgimiz daha da artmıştı. Hem de ağzında dişi kalmamış teyzelerin yumurtalarla kovaladıkları iş makineleri, mühendisleri. Umuyorum sen büyüdüğünde bunlar kötü hikayeler olarak anlatılır. Türkler de bu çıkarcı projelerden vazgeçmiş olur. Ve hala akan nehirlerimiz olursa onlara sahip çıkmaya devam ederiz, onlar yollarında akar, geçtikleri yerin tüm doğasını dengeler, bitkisinden, hayvanına, insanına herkes olması gerektiği gibi uyum içinde yaşar. Umarım bilimle, çevreye hassasiyetle yaşayan ve çevre dostu teknolojilerle elektriğini de üreten ülkelerden biri haline geliriz. Bizim rüzgarımız, bizim güneşimiz hangi ülkede var. Bizim kadar şanslı bu topraklarda şu günlerde yapılan iğrenç projeleri umuyorum sana “ bir zamanlar kısa süreliğine insanlığın yoldan çıktığı anlar” olarak anlatacağım sevgili yavrum. Seninle de o nehirleri ziyaret edip denize kavuştukları yerleri göreceğiz, Fırtına deresine gidip babanla “girersin, giremezsin” oyunu oynama şansını bulacağız. Karadenizliler kadar olmasa da baban az buçuk delidir, coşkun akan buz gibi Nehir’e servis şoförüyle atlayan kendisiydi 2 yıl önce, ama sana kıyamaz eminim. Şelalelerin sesinden kulağında bir süreliğine işitme kaybı bile olabilir, merkezde terlerken yaylada karla karşılaşabilirsin, birazcık bize çekersen şöyle doğaya ağaca bakıp saatlerce konuşmadan vakit geçirebilirsin, sonsuz mutlu bir şekilde.

İşte güzel kızım, buradan yola çıkarak Karadeniz’e gitmeden senin için daha yakın mekanlarda küçük ormanlar yaratalım istiyorum. Sen bak büyüt sev onları, sen sula, sen buda. Şimdilik 2 ıhlamur 1 iğde ağacın var. Hem de İstanbul’da evimizin bahçesinde. Bahar aylarında yaydıkları o güzel koku seni de senden alacaktır bence. Anneannenin bahçesindekilerin kokusunu almak için onca yol gittiğimden anlarsın nasıl bir şey olduğunu. 1. Yaş gününde kutlamak isteyenlerden birer fidan dikmelerini istemiştim. Kiraz, Ihlamur ve 2 zeytin ağacın da Burgaz’da var. Bir de doktorunun doğum hediyesi olarak diktiği yeri belli olmayan ağacımız. En azından senin aldığın nefesi doğaya geri vermek için yeterli çabayı gösterdik diye düşünüyorum. Şimdiden dünyamıza yeşil kattın gördün mü? Bu kadar basit. Doğanı sev ve hep sahip çık yavrum. Ondan daha değerli ne var ki dünyada? Her şeyimiz olsa ama alacak nefesimiz olmasa, ya da içecek temiz suyumuz neye yarar ki mal mülk servet. Doğa var ki sen varsın. Sen de bize doğanın armağanısın.

İkinci yaş günün geliyor, bakalım kimler senin için ne ağacı dikecek Nehircim. Gönül ister ki bu sefer de Akşehir’de ağaçların olsun, kiraz ağaçları da pek güzel meyve yapar oralarda.

 

IMG_4055IMG_4058IMG_4467IMG_4108IMG_4062

Dandini dandini danalı bebekle başlayan şarkıcılık serüvenimiz, twinkle twinkle little star, finger family, daha dün annemizin kollarında, snowflake, five little monkey, salla salla ile devam ediyor. Konuşmayı öğrenmeden kendini şarkıcı sanan bir kızımız var. 3 kelimeyi yan yana koyamazken “daha dün annemizin kollarında” diyebiliyordu mesela. Bunu da 19 aylıkken yapmaya başladı.Mühim olan müzik olsun, hareket olsun. Öyle tek başına dans yetmez evde bulunan herkes onunla birlikte dans etmek zorunda. Halımız podyum oluyor. 1 saatin sonunda hepimizin dili dışarı çıksa da o hala dans edebiliyor. Müzik ya da özellikle dans ile ilgilenmesini çok isterim gelecekte. Bu da ilk işaretleri olsa gerek. İngilizce kelimeleri de şarkılardan öğreniyor. Yıldız kelimesi şarkının yanlış yerinden alınsa da:) yıldız görünce “up above” diyor ya da yanlış bir şey olduğunda “no more monkeys jumping on the bed” ten aldığı “no” yu söylüyor. Poz vermeyi de çok seviyor pıtırcık.

adana noel IMG_3967 IMG_3971

der Nehir herhalde konuşabilse, bense sadece tahmin edebiliyorum.

Yaşına yakın birilerini görünce gözlerinin nasıl parladığını gördüğümden, nasıl yakınına geldiğini bildiğimden ve anlatmak için nasıl debelendiğine şahitliğimdendir bu ısrarım.

Halasından, eniştesinden, yengesinden ve dayısından kutular ve hatta çuvallar dolusu yılbaşı hediyesi aldı kızım. Dayısının Noel Baba versiyonunu çok sevmese de ve hatta onu kapıda gördüğünde titremeye başlasa bile sakalın altındaki dayısının yüzünü gördüğünde her şey değişti. Uyku saati olsa da tüm oyuncaklarını dayısı ve yengesine getirdi, tek isteği oyundu. Ne zamanki birisi geldiğinde mutlu hissediyor hemen odasından tüm oyuncaklarını teker teker salona taşıyor. Hadi oynayalım mesajı sonra da hemen kucağına yerleşiveriyor. Noel Baba bunalımından kurtulması vakit aldığından gece boyunca çuvaldan çıkanlarla ilgilenmese de ertesi gün masal ve ninni söyleyen kuzusundan hiç ayrılmadı, ben bile onu çok seviyorum. Keşke daha önce tanışsaydık kendisi ile. Kabanı ile o bir küçük hanımefendi ve Legoları da tabi. Ve taa Adanalardan gelen kocaman kutu, halasının kuzusuna gönderdiği boya kalemleri. Kendisini ressam sanan Nehir başta kendi eli yüzü olmak üzere her yeri renklendirdikten sonra bir süreliğine bu boyalardan ayrılmak zorunda bırakıldı, gözyaşları içinde karşı koysa da mecbur kaldık, çünkü onları yemeğe başlamıştı bile. Bebekken en sevdiğimiz kıyafeti “Elmo” nun büyük versiyonunu ve kış için kulaklıkları da eklemiş halası. Kendi yaptığı yılbaşı kartları da hatıra olarak saklanacak. Aslan ve ayıcık kuklalarını da çok sevdi, her ne kadar aslanı kedi zannedip miyav miyav sevsek deJ Ama dedim ya oyuncaklarınız bir yana Nehircik bunları paylaşacak bir kuzeni daha çok ister gibi geliyor bana. Vakti geldiğinde, siz hazır hissettiğinizde ona vereceğiniz en güzel hediye kardeşi yerine koyacağı kuzenleri olacaktır. Şöyle yaşları çok farketmeden diye bir dilek iletivereyim. Sizlere sahip olduğu için bu kadar geniş ve güzel bir aile olduğumuz için ben çok mutluyum, eminim Nehir de hep bunu yaşayacak. Damatların oğul, gelinlerin kız evlat yerine konduğu bu aileye sahip olduğumuz için çok mutluyum. 2014 hepimize sağlık ve huzur getirsin.

Derken son olarak her anne ve babanın  hayali olan bir kare paylaşmak isterim. Gençliğimizin mekanı İstiklal’de kızımızla bir akşam geçirmenin gururunu yaşamış bulunuyoruz. Yeni yıl bize güzel geldi keşke ülkeye ve dünyaya da güzellik getirse artık.

IMG_3371IMG_3027

Hiç beklemediğimiz bir anda iki kelime yan yana ilk cümlesini söyleyiverdi Nehircik. Bunu yapalı iki ay oluyor ancak vakit bulup da yazamadım, çünkü yeni evimize yerleştiğimizden beri daha da geç eve geliyoruz ve de Nehir ile uyurken ben de uyuyakalıyorum. 

Şimdilerde, dediğimiz her şeyi anlayıp kendince cevaplar veriyor. Anne, baba, dede, aç, kapa gibi çok favori kelimeleri çok sık kullanıyor ancak bazen hiç beklemediğimiz bir anda bizim söylediğimiz zor bir kelimeyi tekrar edebiliyor.

Nehircim 85cm, 12.6 kilosu ile anasının kızı olma yolunda ilerliyor

sac_kesimikuaför

Bebeklikten çıkacak, benden ayrı yatacak, 3 yaş itibariyle kız çocuklarında genel davranış olarak babasını benden çok sevecek, arkadaşları ile vakit geçirmeyi daha çok sevecek, okullu olacak, ergen olacak, öğretmenini benden çok sayacak ve sevecek, belki de onu şimdiki gibi kucağımda tutmamdan hoşlanmayacak ya da her fırsatta öpmemden rahatsız olacak kısacası benden bir süreliğine uzaklaşacak. Ama benim hep bir tanecik kızım olacak ve gün gelecek, tüm ergen kaprisleri, kızgınlıkları bittikten sonra benim en iyi arkadaşım haline gelecek.

Kız çocukları ve anneleri hep böyle olmamış mıdır? Bir dönem gerildikten sonra bir süre ayrı kaldıktan sonra doğa onları yeniden kavuşturuyor, yaş farkı birden bitiveriyor sanki, saygı hiç eksilmiyor ancak birbirinin halinden anlayan, destek olan iki kadın doğuyor. Sıfatlar katlanarak, zenginleşerek artıyor.

Bugün kızımla ilk kuaför deneyimimizi yaşadık. Süt, meme, uyku paylaşımı dışında bir de kadınsal ilk paylaşımımız gerçekleşti ve gelecekte Nehirimle bira içmek için bara ya da konsere gideceğimiz günü hayal ettim. Acaba bugünkü kadar keyifli olur mu benimle dışarı çıktığı için. Bugün ikimiz de saçımızı yaptırdık, onun bebeklik saçlarından küçük bir tutam aldık ki güzel gözleri rahatsız olmasın balımın. Yine çok güzel oldu Nehirim. Paylaşımlarımız artıkça daha da çok artacak sevgimiz, yeter ki sabırlı olalım Nehirim. Gençlikte, sınavda, ilk aşkını yaşarken, okulda, gece çıkarken, arkadaşında kalırken, hayatı ve kendini tanırken sadece sabırlı ol, bil ki bütün kızlar aynı aşamalardan geçip yine annesinin yanı başına dönmüş, yine en yakını olarak anne ve babasını görür olmuştur. Yaşadım biliyorum, her zaman sana karşı sabırlı olmaya çalışacağım. Seni her zaman çok seveceğim.